Çocuğum Sürekli Göz Kırpıyor, Boğazını Temizliyor: Çocuklarda Tikler
Çocuğunuzun gözlerini sık sık kırptığını, omuzlarını silktiğini, boğazını temizlediğini ya da garip sesler çıkardığını fark ettiğinizde aklınıza ilk gelen soru genellikle şudur: bunu isteyerek mi yapıyor, durdurabilir mi, kalıcı mı olacak? Kısa cevap şudur: tikler istemsiz ya da yarı istemli hareket ve seslerdir; çocuk çoğu zaman tikini bir süre baskılayabilir ama bu yoğun bir çaba gerektirir ve tik bir süre sonra geri gelir. Tiklerin büyük bölümü geçicidir ve çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde bozmadan zamanla azalır; ancak tikler sık, şiddetli ve uzun süreliyse, çocuğun okul ve sosyal yaşamını etkiliyorsa ya da kaygı ve dikkat güçlükleri eşlik ediyorsa bir hekim ve gerektiğinde bir ruh sağlığı uzmanı değerlendirmesi gerekir.
Tik Nedir, Tik Olmayan Davranışlardan Nasıl Ayrılır?
Tik, ani, hızlı, tekrarlayıcı ve belli bir ritmi olmayan hareket ya da seslerdir. Motor tikler göz kırpma, yüz buruşturma, baş sallama, omuz silkme gibi bedensel hareketleri; vokal tikler boğaz temizleme, burun çekme, öksürme, kelime veya hece tekrarı gibi sesleri kapsar. Tikler basit ya da karmaşık olabilir; basit tik tek bir kas grubunu, karmaşık tik bir dizi hareketi içerir.
Tikleri alışkanlık davranışlarından ayıran birkaç özellik vardır. Tikler çoğu zaman bir öncül duygu ile gelir; çocuk tikten hemen önce o bölgede bir gerginlik, kaşıntı ya da "yapmazsam rahatlayamam" hissi tarif edebilir. Tik gerçekleştikten sonra bu gerginlik kısa süreliğine azalır. Alışkanlıklar ise genellikle belirli bir durumda ortaya çıkar ve bu tür bir öncül baskı hissi içermez. Bir diğer ayrım, tiklerin stres, yorgunluk, heyecan ve hastalık dönemlerinde artması, sakin ve odaklanılmış etkinlikler sırasında azalmasıdır.
Tik ile takıntı ilişkisi nasıldır?
Tikler ile takıntılı düşünce ve davranışlar zaman zaman birlikte görülür ancak aynı şey değildir. Takıntılarda tekrarlayıcı davranış bir kaygıyı gidermeye yöneliktir ve kişi neyden kaçındığını tarif edebilir; tiklerde ise davranışın ardında çoğu zaman belirgin bir düşünce değil bedensel bir baskı hissi vardır. İkisinin birlikte görülmesi mümkündür ve eşlik eden belirtilerin varlığı değerlendirmenin yönünü değiştirir; bu ayrım yalnızca uzman değerlendirmesiyle netleşir.
Çocuklarda Tikler Neden Ortaya Çıkar?
Tiklerin tek bir nedeni yoktur; genetik yatkınlık, beyin gelişimi ve çevresel etkenler birlikte rol oynar. Ailede tik öyküsünün olması olasılığı artırır; ancak ailede tik olması çocuğun kesinlikle tik geliştireceği anlamına gelmez. Tikler erkek çocuklarda daha sık görülür ve genellikle çocukluk çağında başlar.
Tiklerin başlaması çoğu zaman çocuğun zorlandığı bir döneme denk gelir: okula başlama, taşınma, kardeş doğumu, sınav dönemleri, uykusuzluk. Bu, o olayların tiki doğrudan "neden olduğu" anlamına gelmez; daha çok var olan yatkınlığın stresle birlikte görünür hale gelmesidir. Enfeksiyonlar, alerji ve göz ya da boğazla ilgili bedensel durumlar da bazı tikleri taklit edebilir ya da şiddetlendirebilir; bu yüzden özellikle yeni başlayan tiklerde bedensel nedenlerin dışlanması gerekir.
Stres tikleri başlatır mı, yoksa şiddetlendirir mi?
Bu ayrım pratikte önemlidir. Stres, tikleri olan bir çocukta tiklerin sıklığını ve şiddetini artırabilir; ancak her tikin arkasında güncel bir stres kaynağı aramak doğru değildir. Ebeveynin "acaba neye üzüldü" diye sürekli tetikleyici araması, çocuğun kendini izlenen ve sorunlu hissetmesine yol açabilir. Çocuğun genel yükünü hafifletmek (uyku, dinlenme, aşırı program yükünü azaltma) tiklere de iyi gelir; ancak tikleri tamamen ortadan kaldıracağı beklentisiyle bu düzenlemelere yüklenmek gerçekçi değildir.
Tikler Ne Zaman Geçici, Ne Zaman Kalıcı Seyreder?
Çocukluk çağında görülen tiklerin önemli bir bölümü geçicidir; haftalar ya da aylar içinde azalıp kaybolur. Geçici tiklerde tek bir tik ya da birkaç tik görülür, çocuğun işlevselliği büyük ölçüde korunur ve tikler zamanla kendiliğinden hafifler. Bazı çocuklarda tikler bir süre kaybolup başka bir biçimde geri gelebilir; bu dalgalı seyir tiklerin doğasında vardır ve her geri dönüş kalıcılaşma anlamına gelmez.
Süre uzadıkça ve tik çeşitlendikçe değerlendirme ihtiyacı artar. Bir yıldan uzun süren, birden fazla motor ve vokal tiki birlikte içeren, çocuğun okul katılımını, arkadaş ilişkilerini ya da özgüvenini belirgin biçimde etkileyen durumlarda bir hekim değerlendirmesi gerekir. Tikin tanı çerçevesindeki yeri (geçici tik, kronik tik, Tourette sendromu gibi) ancak bir uzman tarafından, öykü ve gözlemle belirlenir; ebeveynin gözlemi tanı yerine geçmez.
Çocuğum Tik Yapıyor, Ebeveyn Olarak Nasıl Davranmalıyım?
En kritik ebeveyn tutumu, tiki görmezden gelmekle tamamen yok saymak arasındaki dengeyi bulmaktır. Tik her yapıldığında uyarılan, düzeltilen ya da taklit edilen çocuk kendini daha gergin hisseder ve tikler çoğu zaman artar. Buna karşılık tiki tamamen yok saymak da çocuğun "bende bir gariplik var ama kimse konuşmuyor" hissine kapılmasına yol açabilir.
Doğru yaklaşım, tiki sorun haline getirmeden çocuğa açık olmaktır: "Bazen gözlerin böyle yapıyor, fark ettin mi, seni rahatsız ediyor mu?" Bu soru hem çocuğun deneyimini ciddiye alır hem de müdahale baskısı kurmaz. Çocuk tikinden rahatsız olmadığını söylüyorsa ve günlük yaşam etkilenmiyorsa, ısrarla üzerine gitmek gerekmez.
Uyarmanın ve düzeltmenin neden işe yaramadığı
"Yapma", "dur", "kendini tut" gibi uyarılar tikin istemli bir davranış olduğu varsayımına dayanır; ancak tik istemsiz ya da yarı istemlidir. Sürekli uyarılan çocuk tiki bir süre baskılayabilir ama bunun bedeli artan iç gerginliktir ve tik daha şiddetli biçimde geri gelir. Uyarıların bir başka yan etkisi, çocuğun sosyal ortamlarda kendini izlemeye başlaması ve kaygısının artmasıdır. Tikin sıklığını azaltan şey baskı değil, çocuğun kendini güvende ve rahat hissetmesidir.
Kardeşlerin, öğretmenin ve çevrenin tutumu
Tikler ev dışında daha çok sorun yaratır; çocuk alay edilmekten ya da dikkat çekmekten korkar. Kardeşlere tiki taklit etmemeleri, alay etmemeleri ve uyarıda bulunmamaları açıkça anlatılmalıdır. Öğretmenle konuşurken hedef, çocuğun özel bir muamele görmesi değil, tik yaptığında uyarılmaması ve gerekirse kısa bir mola verebilmesidir. Çocuğun sınıf içinde tik yüzünden cezalandırılması ya da tahtaya kaldırılmaktan kaçınılması, sorunu büyütür.
Tikler ve Okul Hayatı: Öğretmenle Nasıl Konuşulmalı?
Öğretmenle yapılacak görüşmede öncelik, tikin ne olduğunun kısaca açıklanmasıdır: çocuğun isteyerek yapmadığı, uyarıyla azalmayan, stresle artabilen bir durum. Öğretmenden beklenen, tiki görmezden gelmesi, çocuk tik yaptığında sınıfın dikkatini oraya çekmemesi ve sınav gibi gergin durumlarda esneklik sağlamasıdır. Çocuğun tik nedeniyle sınavdan ya da etkinlikten uzaklaştırılması, sorunu çözmek yerine çocuğun okulla bağını zedeler.
Bazı çocuklar tiklerinin fark edilmesinden yoğun utanç duyar ve okula gitmek istemez. Bu durumda okul reddi ile tik arasındaki ilişkiyi anlamak gerekir; ele alınması gereken asıl konu çoğu zaman tikin kendisi değil, çocuğun alay edilme korkusudur. Öğretmen ve rehberlik servisiyle birlikte çocuğun güvenliğini sağlayacak adımları konuşmak, çocuğu sürece dahil etmek ve kiminle konuşabileceğini netleştirmek işe yarar.
Hangi Durumlarda Hekime veya Uzman Psikoloğa Başvurmalı?
Tik yeni başladıysa, sıklığı ve şiddeti artıyorsa, birden fazla tik bir arada görülüyorsa, tiklere sesli tikler eşlik ediyorsa ya da tik bir yıldan uzun süredir devam ediyorsa bir hekim değerlendirmesi gerekir. İlk değerlendirmede göz, kulak burun boğaz, alerji ve nörolojik nedenlerin dışlanması önemlidir; çünkü bazı bedensel durumlar tiki taklit edebilir.
Aşağıdaki durumlarda ruh sağlığı değerlendirmesi de gündeme gelir: tikler çocuğun okul ve arkadaş ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyorsa, çocuğa yoğun kaygı, takıntılar, dikkat güçlükleri ya da çökkünlük eşlik ediyorsa, çocuk tikleri nedeniyle kendine zarar veriyorsa ya da sosyal ortamlardan tamamen çekildiyse. Tiklere eşlik eden dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile takıntı durumlarının varlığı, destek planını değiştirir; bu yüzden bütüncül bir değerlendirme gerekir. Sitedeki Bireysel Danışmanlık sayfasında bu değerlendirme ve destek sürecinin nasıl planlandığına dair bilgi bulabilirsiniz.
Tiklerle Birlikte Görülebilen Durumlar Nelerdir?
Tikler bazen tek başına, bazen başka güçlüklerle birlikte görülür. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, kaygı, takıntılı düşünce ve davranışlar ile öğrenme güçlükleri tiklere eşlik edebilen durumlardır. Bu birliktelik, her tikin mutlaka başka bir sorunla birlikte olduğu anlamına gelmez; ancak tikleri olan bir çocukta bu alanların da gözden geçirilmesi gerekir.
Uyku düzeni bu tabloda özel bir yere sahiptir. Uykusuzluk tikleri artırabilir, artan tikler de uykuya dalmayı güçleştirebilir. Düzenli uyku, yeterli hareket ve aşırı ekran yükünün dengelenmesi çocuğun genel iyiliğine katkı sağlar; ancak bunlar tikin tedavisi değil, zemini destekleyen düzenlemelerdir.
Sık Sorulan Sorular
Tikler geçer mi, kalıcı olur mu?
Çocukluk tiklerinin önemli bir bölümü zamanla azalır ya da kaybolur. Ancak her tikin geçeceğinin garantisi yoktur; seyrini belirleyen şey tikin süresi, çeşitliliği ve çocuğun işlevselliğidir. Dalgalı seyir normaldir; tikin bir süre azalıp geri gelmesi tek başına kalıcılaşma sayılmaz.
Çocuğum tikini durdurabiliyor, bu isteyerek yaptığı anlamına mı gelir?
Hayır. Birçok çocuk tikini kısa süreliğine baskılayabilir ancak bu yoğun çaba gerektirir ve tik sonrasında daha güçlü biçimde geri gelebilir. Baskılayabilmek, tikin istemli olduğu anlamına gelmez.
Tikleri taklit etmeli miyim ya da dikkatini başka yöne mi çekmeliyim?
Tikleri taklit etmek çocuğu üzer ve utandırır. Dikkatini dağıtmak kısa süreli rahatlama sağlayabilir ancak tikin kendisine bir çözüm değildir. En sağlıklı tutum, tiki büyütmeden kabul etmek ve çocuğun rahatsız olduğu durumlarda birlikte çözüm aramaktır.
Televizyon ve ekran tikleri artırır mı?
Yorgunluk, uykusuzluk ve uzun süreli yoğun uyarılma tikleri artırabilir; ekran bu zemini hazırlayan etkenlerden biri olabilir. Ancak ekranı tamamen kesmek tikleri ortadan kaldırmaz. Düzenli uyku ve dengeli bir gün akışı daha belirleyicidir.
Aşılar ya da bir hastalık tik yapar mı?
Bu konuda ebeveynler arasında çeşitli endişeler dolaşır. Tiklerin nedenine dair değerlendirme her çocuk için ayrı yapılır ve bedensel bir şüphenin varlığında hekim değerlendirmesi gerekir. Genel geçer bir neden sonuç ilişkisi kurmak yerine çocuğunuzun öyküsünü bir hekimle konuşmak en sağlıklı yoldur.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap