İnsan neden sevdiği biri kırıldığında kendini suçlu hisseder? Neden bazen bir özür dilemek, küçük bir jest yapmak ya da karşı tarafı mutlu etmeye çalışmak bu kadar önemli gelir?
Psikanalitik kuramın önemli isimlerinden Melanie Klein, bu sorulara “onarım” kavramıyla açıklık getirir. Ona göre sevgi yalnızca yakınlık hissetmek değildir. Gerçek sevginin içinde, sevdiğimiz kişiye zarar verme korkusu, suçluluk duygusu ve ilişkiyi yeniden iyileştirme isteği de bulunur.
Bu bakış açısı, yalnızca romantik ilişkileri değil; ebeveynlikten arkadaşlıklara kadar tüm yakın ilişkileri anlamamıza yardımcı olur.
Sevgi ve Nefret Aynı Anda Var Olabilir
Günlük yaşamda çoğu zaman sevgiyi ve nefreti birbirinin zıttı olarak düşünürüz. Oysa psikodinamik kurama göre insan zihni çok daha karmaşıktır.
Bir çocuk annesini hem çok sevebilir hem de öfkelendiğinde ona zarar vermek isteyebilir. Aynı şekilde yetişkinler de sevdikleri kişilere zaman zaman kızabilir, kırılabilir veya hayal kırıklığı yaşayabilir.
Bu duyguların varlığı sevginin olmadığı anlamına gelmez. Önemli olan, bu çatışmalı duygularla nasıl baş edildiğidir.
Suçluluk Duygusu Her Zaman Zararlı Değildir Suçluluk çoğu zaman olumsuz bir duygu olarak görülür.
Oysa sağlıklı gelişim içinde ortaya çıkan suçluluk, ilişkileri koruyan önemli bir mekanizmadır.
Sevdiğimiz birini kırdığımızı düşündüğümüzde;
özür dilemek,
telafi etmek,
hatamızı düzeltmeye çalışmak,
ilişkiyi yeniden onarmak isteriz.
İşte bu süreç psikodinamik kuramda onarım olarak adlandırılır.
Onarım Nedir?
Onarım, kişinin gerçek ya da hayalinde zarar verdiğini düşündüğü ilişkiyi yeniden iyileştirme çabasıdır.
Bu yalnızca “özür dilemek” değildir.
Bazen;
daha anlayışlı davranmak,
karşı tarafın ihtiyaçlarını fark etmek,
onun yanında olmak,
sevgiyi davranışlarla göstermek de onarımın bir parçasıdır.
Sağlıklı ilişkiler kusursuz ilişkiler değildir.
Kırgınlıkların konuşulabildiği, hataların telafi edilebildiği ve ilişkinin yeniden kurulabildiği ilişkilerdir.
Empati Nasıl Gelişir?
Melanie Klein’a göre sevgi geliştikçe kişi karşısındaki insanın duygularını daha iyi anlamaya başlar.
Bugün empati dediğimiz becerinin temelinde de bu vardır.
Empati;
yalnızca karşı tarafı dinlemek değil,
onun yaşadığını anlamaya çalışmak,
kendi ihtiyaçlarımız kadar onun ihtiyaçlarını da görebilmektir. Bu beceri güvenli ilişkiler içinde gelişir.
Çocukluk Deneyimleri İlişkileri Nasıl Etkiler?
Psikodinamik yaklaşıma göre yetişkinlikte kurduğumuz ilişkiler tamamen yeni değildir.
Çocuklukta bakım verenlerle yaşadığımız deneyimler;
yakınlık kurma biçimimizi,
güven duygumuzu,
çatışmaları çözme şeklimizi,
sevgi gösterme biçimimizi etkilemeye devam eder.
Örneğin çocukluğu boyunca ihtiyaçları önemsenmeyen biri, yetişkinlikte sürekli reddedileceğini düşünebilir.
Benzer şekilde, sevgi gördüğünde bile bunu hak etmediğini hissedebilir. Bu durum çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, erken dönem ilişki deneyimlerinin bir yansımasıdır.
Sağlıklı Bir İlişkide Onarım Neden Önemlidir?
Hiçbir ilişki sürekli uyum içinde ilerlemez.
Yanlış anlamalar, öfkeler ve hayal kırıklıkları kaçınılmazdır.
İlişkinin gücünü belirleyen şey ise çatışmanın hiç yaşanmaması değil, yaşandıktan sonra nasıl onarıldığıdır.
Araştırmalar da güvenli ilişkilerde çatışmanın ardından kurulan duygusal temasın, ilişkinin uzun vadede daha sağlam kalmasına katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
Psikodinamik Açıdan İyileşme
Psikodinamik psikolojik destek sürecinde kişi yalnızca bugünkü sorunlarını değil;
tekrar eden ilişki örüntülerini,
yoğun suçluluk duygularını,
yakınlık kurma güçlüklerini,
sevgi ve öfke arasındaki çatışmaları anlamaya çalışır.
Bu farkındalık geliştikçe kişi hem kendisiyle hem de yakın ilişkileriyle daha sağlıklı bir bağ kurabilir.
Sevgi yalnızca güzel duygulardan oluşmaz. Gerçek sevginin içinde zaman zaman öfke, suçluluk, kaybetme korkusu ve ilişkiyi yeniden onarma isteği de vardır. Sağlıklı ilişkileri güçlü kılan şey, hiç çatışma yaşamamak değil; kırgınlıkların ardından yeniden bağ kurabilmek ve sevilen kişiyi koruma isteğini sürdürebilmektir. Psikodinamik bakış açısı, bu görünmeyen duygusal süreçleri anlamamıza ve ilişkilerimizi daha derin bir şekilde değerlendirmemize yardımcı olur.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap