Çocuklar yaşadıkları duyguları yetişkinler gibi anlatamayabilir.
Bir yetişkin; “Son zamanlarda kendimi kaygılı hissediyorum.”
“Annemle babamın tartışmaları beni etkiliyor.”
“Okulda arkadaşlarım tarafından dışlandığımı düşünüyorum.” diyebilir.
Ancak özellikle küçük çocuklar yaşadıkları duyguları bu şekilde sözcüklere dökmekte zorlanabilir.
Bunun yerine çocuk; oyunda bir bebeği sürekli cezalandırabilir, oyuncak askerleri tekrar tekrar savaştırabilir, bir hayvanı diğerlerinden saklayabilir, oyuncak ailesindeki anne ve babayı sürekli tartıştırabilir, aynı oyunu tekrar tekrar oynayabilir.
İşte oyun terapisinin temelinde önemli bir düşünce vardır:
Oyun, çocuğun doğal ifade araçlarından biridir.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin öncülerinden Virginia M. Axline'ın yaklaşımında da çocuk, kendisini yetişkinlerin konuşarak ifade ettiği gibi oyun aracılığıyla ifade edebilir.
Bu nedenle oyun terapisi yalnızca “çocukla oyun oynamak” değildir. Çocuğun kendisini güvenli bir ortamda ifade edebildiği, duygularının kabul edildiği ve belirli sınırların bulunduğu psikolojik bir çalışma biçimidir.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Nedir?
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde çocuk oyunun yönünü büyük ölçüde kendisi belirler.
Hangi oyuncağı kullanacağını, nasıl oynayacağını, hangi karakteri canlandıracağını, oyunun nasıl ilerleyeceğini çocuk seçebilir.
Buradaki temel amaç, yetişkinin çocuğa ne yapması gerektiğini öğretmesi değildir.
Terapist çocuğun oluşturduğu oyuna eşlik eder.
Bu nedenle Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde çocuğun oyununu sürekli yorumlamak, analiz etmek veya:
“Bu bebeği baban olarak mı görüyorsun?”
“Bunu okulda yaşadığın için mi yaptın?” gibi sorular sormak temel yaklaşımın bir parçası değildir.
Çünkü oyun zaten çocuğun kendi anlatım alanıdır.
Terapistin görevi bu alanı kontrol etmekten çok, güvenli ve kabul edici bir ilişki içerisinde çocuğa eşlik etmektir.
Çocuklar Neden Oyun Terapisi Alabilir?
Her oyun oynayan veya zaman zaman öfkelenen çocuğun oyun terapisine ihtiyacı yoktur.
Çocukluk döneminde birçok davranış gelişimsel olarak ortaya çıkabilir ve zaman içerisinde azalabilir.
Ancak bazı sorunlar uzun süre devam ediyor, giderek yoğunlaşıyor veya çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Oyun terapisi özellikle çocuğun duygularını konuşmakta zorlandığı durumlarda önemli bir ifade alanı sağlayabilir.
Örneğin;
yoğun öfke ve öfke patlamaları,
anne veya babadan ayrılmakta zorlanma,
kardeş kıskançlığı,
okula veya kreşe uyum güçlükleri,
içe kapanma,
yoğun korkular ve kaygılar,
tırnak yeme veya benzeri tekrarlayıcı davranışlar,
arkadaş ilişkilerinde güçlük,
kurallara uymakta zorlanma,
sık ağlama,
özgüven sorunları,
boşanma veya aile içerisindeki değişimlerden etkilenme,
kayıp ve yas yaşantıları,
davranış problemleri gibi durumlarda çocuğun yaşadığı güçlüğün ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Burada önemli olan yalnızca:
“Çocuk ne yapıyor?” sorusunu sormak değildir.
Bir başka önemli soru da şudur:
“Bu davranış çocuk için ne ifade ediyor olabilir?”
Çocuk Öfkelendiğinde Oyun Terapisi Nasıl Yardımcı Olabilir?
Bazı çocuklar öfkelerini sözcüklere dönüştürmekte zorlanır.
Çocuk:
“Arkadaşım oyuncağımı aldığında kendimi değersiz hissettim ve çok öfkelendim.” demek yerine arkadaşına vurabilir.
Anne babasının tartışmalarından etkilenmiş bir çocuk:
“Evde yaşananların ne olacağı konusunda kaygılıyım.” demek yerine daha hareketli, öfkeli veya huzursuz hale gelebilir.
Oyun odasında ise çocuk bu duyguları farklı biçimlerde ortaya koyabilir.
Örneğin oyuncak karakterler kavga edebilir.
Bir oyuncak diğerlerini sürekli yenebilir.
Bir karakter sürekli cezalandırılabilir.
Çocuk güçlü olabileceği oyunları tekrar tekrar oynayabilir.
Burada amaç oyunu hızlı bir şekilde yorumlamak değildir.
Çocuğun kendisini ifade edebileceği güvenli bir alan oluşturmak önemlidir.
Oyun Terapisinde Çocuğa Sürekli Soru Sorulur mu?
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde mümkün olduğunca gereksiz sorulardan kaçınılır.
Çünkü soru sormak yetişkin için oldukça doğal olsa da çocuğun oyununu yönlendirebilir.
Örneğin çocuk eline bir oyuncak alıp:
“Bu ne?” diye sorduğunda doğrudan:
“Bu bir dinozor.”
demek yerine terapist çocuğun merakını yansıtan bir tepki verebilir:
“Bunun ne olduğunu anlamaya çalışıyorsun.”
Benzer şekilde çocuk:
“Bu gerçek su mu?” dediğinde:
“Burada gerçek su olduğunu görünce şaşırdın.” şeklinde çocuğun deneyimine eşlik edilebilir.
Buradaki amaç çocuğu sınava sokmak değil, onun oyun dünyasının kontrolünü mümkün olduğunca kendisinde tutmasına yardımcı olmaktır.
Oyun Terapistinin Görevi Nedir?
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde dört temel beceri özellikle önemlidir:
Yapılandırma, empatik dinleme, çocuk merkezli hayali oyun ve sınır belirleme.
Yapılandırma çocuğa oyun odasının nasıl bir yer olduğunu anlatır.
Örneğin ilk seansın başlangıcında:
“Burası özel bir oyun odası. Burada neredeyse istediğin her şeyi yapabilirsin. Yapamayacağın bir şey olduğunda sana söyleyeceğim.” şeklinde bir çerçeve oluşturulabilir.
Bu cümle aslında çocuk için iki önemli mesaj içerir:
Burada özgürsün.
Ama aynı zamanda:
Burada seni koruyacak sınırlar da var.
Oyun Terapisinde Neden Sınırlar Vardır?
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi çocuğun istediği her şeyi sınırsızca yaptığı bir ortam değildir.
Sınırlar özellikle güvenlik için gereklidir.
Çocuğun kendisine zarar vermesine, terapiste zarar vermesine, oyun odasına ciddi zarar vermesine veya seansın temel çerçevesini bozmasına izin verilmez.
Bu sınırlar çocuğu cezalandırmak amacıyla oluşturulmaz.
Tam tersine çocuğun güvenli bir ortamda özgürce oynayabilmesi için gereklidir.
Çocuklar çoğu zaman tutarlı sınırların bulunduğu ortamlarda kendilerini daha güvende hissederler.
Oyun Odası Neden Her Seferinde Benzer Olmalıdır?
Çocuklar için öngörülebilirlik önemlidir.
Oyun odasına geldiğinde oyuncakların sürekli değişmesi, odanın her hafta tamamen farklı olması veya kuralların sürekli değişmesi çocuğun güven duygusunu etkileyebilir.
Bu nedenle Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde oyun odasının mümkün olduğunca tutarlı tutulması tercih edilir.
Çocuk:
“Geçen hafta bıraktığım dünya hâlâ burada.” deneyimini yaşayabilir.
Bu süreklilik terapötik ilişkinin de önemli bir parçasıdır.
Oyun Terapisinde Hangi Oyuncaklar Kullanılır?
Oyun odasında yalnızca çocuğu eğlendirecek oyuncakların bulunması amaçlanmaz.
Oyuncaklar çocuğun farklı duygu ve deneyimlerini ifade edebilmesine olanak sağlayacak şekilde seçilir.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde oyuncaklar genel olarak beş alanda düşünülebilir:
Aile ve bakım oyuncakları
Ev, bebekler, aile figürleri, mutfak malzemeleri gibi oyuncaklar çocuğun bakım ve ilişki temalarını canlandırmasına imkân verebilir.
İletişim oyuncakları
Telefonlar, kuklalar veya çeşitli karakterler çocuğun iletişim kurmasına yardımcı olabilir.
Agresyon oyuncakları
Hacıyatmaz, oyuncak silahlar veya saldırganlığın güvenli biçimde ifade edilebileceği materyaller bulunabilir.
Yeterlilik oyuncakları
Çocuğun başarma, kontrol etme ve yeterlilik deneyimini yaşayabileceği oyun materyalleri kullanılabilir.
Yaratıcı ifade materyalleri
Boyalar, hamurlar, kum, su ve benzeri malzemeler çocuğun sözcük kullanmadan kendisini ifade etmesine alan sağlayabilir.
Çocuk Oyuncakları Toplamak Zorunda mıdır?
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde genellikle çocuğun seans sonunda oyuncakları toplaması beklenmez.
Bunun önemli nedenlerinden biri, çocuğun:
“Birazdan bunları toplamam gerekecek.” düşüncesiyle oyununu sınırlandırmasının önüne geçmektir.
Çocuk seans boyunca oyunun kendisine odaklanabilir.
Seans bittikten sonra oyun odası yeniden düzenlenir ve sonraki çocuk için aynı güvenilir ortam oluşturulur.
Anne Babalar Oyun Terapisi Sürecinde Ne Yapmalı?
Oyun terapisi yalnızca çocukla terapistin görüşmesinden ibaret değildir.
Özellikle küçük çocuklarda aileyle yapılan görüşmeler oldukça önemlidir.
İlk değerlendirmelerde;
çocuğun gelişim öyküsü,
hamilelik ve doğum süreci,
erken çocukluk deneyimleri,
aile ilişkileri,
okul yaşamı,
arkadaş ilişkileri,
uyku,
beslenme,
kardeş ilişkileri,
yakın zamanda yaşanan değişiklikler gibi alanlar konuşulabilir.
Ailenin görevi çocuğa:
“Bugün terapide ne anlattın?”
“Ne oynadınız?”
“Benim hakkımda bir şey söyledin mi?” gibi sorgulayıcı sorular yöneltmek değildir.
Çocuğun oyun terapisi alanının kendisine ait olmasına saygı göstermek önemlidir.
Anne Baba Çocuğu Oyun Terapisine Nasıl Hazırlamalı?
Çocuğa oyun terapisine giderken korkutucu veya hastalık çağrıştıran açıklamalar yapmak gerekli değildir.
Örneğin:
“Sen çok öfkeli olduğun için psikoloğa gidiyoruz.” veya:
“Artık böyle davranmaman için seni doktora götüreceğiz.” gibi ifadeler çocuğun süreci cezalandırılma şeklinde algılamasına neden olabilir.
Bunun yerine daha sade bir açıklama yapılabilir:
“Seninle oyun oynayabileceğin ve konuşmak istersen konuşabileceğin özel bir yere gideceğiz. Orada Ali Bey seninle ilgilenecek.”
Çocuğun yaşına göre açıklama daha da basitleştirilebilir.
Oyun Terapisi Ne Kadar Sürer?
Her çocuk için aynı sayıda seans belirlemek doğru değildir.
Çocuğun yaşı, yaşadığı güçlüğün niteliği, problemin ne kadar süredir devam ettiği, aile içerisindeki koşullar, çocuğun terapi sürecine verdiği yanıt gibi birçok faktör süreyi etkileyebilir.
Bu nedenle ilk görüşmede:
“Kesin olarak sekiz seansta biter.” gibi bir garanti vermek doğru değildir.
Süreç düzenli olarak değerlendirilir.
Hangi Yaşlarda Oyun Terapisi Kullanılır?
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi özellikle 3–12 yaş arasındaki çocuklarda kullanılabilmektedir.
Ancak yalnızca çocuğun kronolojik yaşı yeterli değildir.
Çocuğun gelişimsel özellikleri, iletişim becerileri ve yaşadığı problem de değerlendirilmelidir.
Bazı çocuklarda farklı psikolojik yaklaşımlar veya multidisipliner değerlendirmeler daha uygun olabilir.
Oyun Terapisi Her Sorunu Çözer mi?
Hayır.
Oyun terapisi çocukluk döneminde kullanılabilecek psikolojik çalışma yöntemlerinden biridir ancak her çocuk ve her problem için tek yöntem değildir.
Örneğin çocuğun nörolojik, gelişimsel veya psikiyatrik değerlendirme gerektiren belirtileri varsa ilgili uzmanlık alanlarının da sürece dahil edilmesi gerekebilir.
Bu nedenle doğru olan yalnızca:
“Çocuğuma oyun terapisi yaptırmalıyım.” diye karar vermek değil;
“Çocuğumun yaşadığı güçlüğün nasıl değerlendirilmesi gerekiyor?” sorusunu sormaktır.
Oyun Terapisinde Ailenin Değişmesi de Önemli midir?
Çoğu zaman evet.
Çocuk aile sisteminden bağımsız değildir.
Örneğin çocuk sürekli öfke nöbetleri geçiriyorsa yalnızca çocuğun öfkesine bakmak yeterli olmayabilir.
Evde sınırlar nasıl konuluyor?
Anne ve baba aynı davranışa farklı tepkiler mi veriyor?
Çocuk ağladığında sınırlar kaldırılıyor mu?
Ailede yoğun çatışma var mı?
Çocuk son dönemde önemli bir değişim yaşadı mı?
Bütün bunlar değerlendirilmelidir.
Bazen çocukla çalışırken ebeveynlerin de bazı tutumlarını değiştirmesi sürecin önemli bir parçası haline gelir.
Oyun Terapisinden Sonra Çocuğun Davranışları Hemen Değişir mi?
Her zaman değil.
Psikolojik gelişim doğrusal ilerlemez.
Bazı dönemlerde hızlı değişimler görülebilirken bazı dönemlerde aynı davranışlar tekrar ortaya çıkabilir.
Önemli olan yalnızca:
“Artık hiç öfkeleniyor mu?” sorusu değildir.
Örneğin başlangıçta öfkelendiğinde 30 dakika boyunca bağıran bir çocuk zaman içerisinde öfkesini sözcüklerle ifade etmeye başlayabilir.
Ya da vurmak yerine:
“Şu anda sana çok kızdım.” diyebilir.
Bu tür değişimler psikolojik gelişim açısından önemli olabilir.
Çocuğun Oyununda Ne Olduğunu Bilmek Gerekir mi?
Ebeveynler doğal olarak merak eder.
“Bugün ne oynadı?”
“Benim hakkımda bir şey söyledi mi?”
Ancak oyun terapisi çocuğun kendisine ait özel bir alan olmalıdır.
Aileyle gerekli bilgiler paylaşılabilir fakat çocuğun oyunundaki her ayrıntının ebeveyne aktarılması terapötik güveni zedeleyebilir.
Çocuğun kendisini özgürce ifade edebilmesi için bazı deneyimlerin oyun odasında kalabilmesi önemlidir.
Samsun'da Oyun Terapisi Süreci Nasıl İlerleyebilir?
Samsun'da oyun terapisi arayan aileler için ilk adım doğrudan çocuğu oyun odasına almak olmak zorunda değildir.
Öncelikle ebeveynlerle görüşülerek çocuğun yaşadığı güçlük ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir.
Ardından çocuğun yaşı ve ihtiyacına göre görüşme süreci planlanabilir.
Süreç içerisinde hem çocukla yapılan görüşmeler hem de gerektiğinde ebeveyn görüşmeleri birlikte yürütülebilir.
Özellikle Atakum'da oyun terapisi ve çocuklara yönelik psikolojik destek arayan ailelerle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilebilir.
Bunun yanında İlkadım, Canik, Tekkeköy, Çarşamba, Bafra, Kavak, Ladik, Vezirköprü, Havza, Terme, Alaçam, Ayvacık ve 19 Mayıs gibi Samsun'un farklı ilçelerinde yaşayan aileler de çocuklarının yaşadığı güçlüklerle ilgili değerlendirme almak için iletişim kurabilir.
Burada önemli olan yalnızca bir “oyun terapisti” bulmak değil; çocuğun yaşadığı sorunun ayrıntılı değerlendirilmesi ve ihtiyaçlarına uygun bir psikolojik destek planının oluşturulmasıdır.
Samsun Oyun Terapisi İçin Ne Zaman Başvurulabilir?
Çocuğunuzda; yoğun ve sık öfke patlamaları,
vurmak ve saldırgan davranmak,
yoğun ayrılma kaygısı,
okula gitmek istememe,
kardeş kıskançlığı,
arkadaş ilişkilerinde güçlük,
içe kapanma,
sürekli korkular,
özgüven sorunları,
aile içerisindeki değişikliklerden sonra başlayan davranış problemleri,
kayıp veya yas sonrasında belirgin değişimler
gözlemliyorsanız psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Burada amaç çocuğu hızlıca değiştirmek değildir.
Öncelikle onun yaşadığı güçlüğün ne anlama geldiğini anlamaya çalışmak gerekir.
Çocukların Dili Bazen Oyundur
Yetişkinler yaşadıklarını çoğunlukla kelimelerle anlatır.
Çocuklar ise çoğu zaman oynarlar.
Oyundaki karakterler kızabilir.
Savaşabilir.
Kaçabilir.
Saklanabilir.
Kaybedebilir.
Yeniden bulabilir.
Güçlü olabilir.
Bazen de tekrar tekrar aynı hikâyeyi oynayabilir.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinde amaç çocuğun oyununa dışarıdan bir anlam dayatmak değil; çocuğun kendisini ifade edebileceği güvenli, kabul edici, tutarlı ve sınırları olan bir ilişki alanı oluşturmaktır.
Çünkü bazen çocuk bize ne yaşadığını anlatmaz.
Bize oynar.
Ve yetişkinin görevi, oyunu hemen değiştirmek yerine önce çocuğun ne anlatmaya çalıştığını duyabilmektir.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap