Bir çocuk kendisine bağıran babası gibi kardeşine bağırmaya başlayabilir.
Okulda zorbalığa uğrayan bir çocuk daha güçsüz bir arkadaşına zorbalık yapabilir.
Sürekli eleştirilen bir kişi zamanla çevresindekileri acımasızca eleştirmeye başlayabilir.
Bu durumların bazılarını anlamaya yardımcı olan kavramlardan biri Anna Freud’un ayrıntılı biçimde ele aldığı saldırganla özdeşleşmedir.
Saldırganla Özdeşleşme Nedir?
Kişi kendisini tehdit eden, korkutan veya cezalandıran kişiye ait özellikleri benimseyebilir.
Böylelikle edilgin ve korkmuş konumdan daha etkin bir konuma geçer.
Tehdit edilen kişi olmak yerine tehdit eden kişiye benzemek, kaygıyı azaltabilir.
Çocuğun korktuğu yetişkinin eleştirisini, davranışını veya saldırganlığını içselleştirmesi üzerinden açıklanabilir.
Çocuk Neden Kendisini Korkutan Kişiye Benzer?
Çünkü çaresizlik taşınması zor bir duygudur.
Bir çocuk sürekli:
“Bunu yaparsan seni cezalandırırım.” mesajı alıyorsa cezalandırılmayı bekleyen kişi olmaktansa cezalandıran rolünü üstlenmek daha güçlü hissettirebilir.
Çocuk, kendisine yöneltilmesini beklediği saldırganlığı içe alıp daha sonra çevresine yöneltebilir. Böylelikle korkulan saldırganlık çocuk tarafından etkin biçimde yeniden üretilir.
Zorbalığa Uğrayan Çocuk Neden Başkasına Zorbalık Yapabilir?
Her zorbalık yapan çocuk daha önce zorbalığa uğramıştır denemez.
Ancak bazı vakalarda bu örüntü görülebilir.
Çocuk okulda güçlü bir çocuk tarafından aşağılanıyorsa kendi çaresizliğini yaşamak yerine başka bir ortamda daha güçsüz birine aynı şeyi yapabilir.
Bu durumda çocuk yalnızca davranışı taklit etmiyor olabilir.
Aynı zamanda korktuğu konumdan çıkıp güçlü olanın konumuna geçmektedir.
Eleştirilmekten Korkan Kişi Neden Herkesi Eleştirir?
Saldırganla özdeşleşmenin yansıtmayla birlikte çalışabileceğini de düşünebiliriz.
Kişi dışarıdan gelen eleştiriyi içselleştirirken kendi suçluluğunu dışarıya taşıyabilir.
Bunun sonucunda kişi kendisini eleştirmek yerine çevresindeki insanların hatalarına karşı aşırı hoşgörüsüz hale gelebilir.
Bu nedenle bazen sürekli:
“İnsanlar çok yanlış.”
“Herkes ahlaksız.”
“Kimse işini düzgün yapmıyor.” diyen birinin sertliğinin arkasında kendi içindeki eleştirel sesle yaşadığı çatışmalar bulunabilir.
Ama yine aynı uyarı geçerlidir:
Her eleştirel insan saldırganla özdeşleşiyor değildir.
Bu Mekanizma Her Zaman Patolojik midir?
Özdeşleşme, normal gelişimin de bir parçasıdır.
Çocuk anne babasının değerlerini, davranışlarını ve yasaklarını içselleştirir. Bu süreç üstben gelişiminin bir parçasını oluşturabilir. Anna Freud saldırganla özdeşleşmeyi de bazı durumlarda üstben oluşumunun bir ara basamağı olarak değerlendirir.
Sorun mekanizma esnekliğini kaybettiğinde ortaya çıkar.
Bazen insan korktuğu kişiye benzeyerek korkusunu yönetmeye çalışır.
Kendisini çaresiz hissetmek yerine güçlü olanın rolünü üstlenir.
Çocuklukta bu süreç gelişimin geçici bir parçası olabilir.
Ancak yetişkinlikte tekrarlayıcı hale geldiğinde kişi bir zamanlar kendisine yapılan şeyi farkında olmadan başkalarına yapabilir.
Bu nedenle önemli soru bazen şudur:
“Bugün kullandığım bu sert ses gerçekten bana mı ait, yoksa bir zamanlar bana yöneltilen bir ses mi?”
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap