"Gönlüm istemiyor ama hayır diyemiyorum."
"Herkesi mutlu etmeye çalışırken kendimi unuttum."
"Artık ne istediğimi ben de bilmiyorum."
Bu cümleler birçok insanın zaman zaman kurduğu cümlelerdir.
Peki, kişi ne zaman kendine yabancılaşmaya başlar?
Ruhsal sıkıntılar bazen yalnızca yaşadığımız olaylardan değil, zamanla kendi duygu, ihtiyaç ve değerlerimizden uzaklaşmamızdan da kaynaklanabilir.
İşte bu noktada "kendine sadakat" kavramı önem kazanır.
Kendine Sadık Olmak Ne Demektir?
Kendine sadık olmak, her istediğini yapmak ya da her duygunun peşinden gitmek değildir.
Aynı şekilde yalnızca "iç sesini dinle" demek de değildir.
Kendine sadık olmak; kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını, değerlerini ve duygularını fark ederek yaşamını bunlarla uyumlu şekilde sürdürebilmeye çalışmaktır.
Bu, zaman zaman zor seçimler yapmayı da gerektirebilir.
Kendimize Ne Zaman Yabancılaşırız?
İnsan doğduğu andan itibaren çevresiyle ilişki kurarak büyür.
Ailesi...
Öğretmenleri...
Arkadaşları...
Toplumun beklentileri...
Bütün bu ilişkiler kişiliğimizin gelişiminde önemli rol oynar.
Ancak bazen kabul görmek uğruna kendi ihtiyaçlarımızı sürekli geri plana atabiliriz.
Sürekli onay aramak...
Hayır diyememek...
Başkalarını üzmemek için kendimizi ihmal etmek...
Zamanla kişinin kendi sesini duymasını zorlaştırabilir.
Başkalarını Memnun Ederken Kendimizi Kaybedebilir miyiz?
Hepimiz zaman zaman fedakârlık yaparız.
Ancak fedakârlık sürekli tek taraflı hâle geldiğinde kişi kendi sınırlarını fark etmekte zorlanabilir.
Bir süre sonra;
"Neye ihtiyacım var?"
"Ben ne istiyorum?"
sorularının cevabı belirsizleşebilir.
Bu durum, kişinin kendisine yabancılaşmasının önemli göstergelerinden biri olabilir.
Kendimize Karşı En Sert Eleştirmen Biz Olabiliriz
Bazı insanlar başkalarına karşı oldukça anlayışlıdır.
Bir arkadaşları hata yaptığında onu rahatlıkla affedebilirler.
Ancak aynı hata kendilerinden geldiğinde çok daha acımasız davranabilirler.
Sürekli kendini eleştirmek...
Yetersiz hissetmek...
Kusursuz olmaya çalışmak...
Kendine sadakatten uzaklaştıran önemli örüntülerden biri olabilir.
Kendine sadık olmak, hataları görmezden gelmek değil; hata yaptığında da kendine insan olma hakkı tanıyabilmektir.
Sağlıklı Sınırlar Koymak Neden Önemlidir?
Kendine sadık olmanın önemli parçalarından biri de sınır koyabilmektir.
Her isteğe "evet" demek, iyi bir insan olduğumuzu göstermez.
Bazen "hayır" diyebilmek hem kendimize hem de ilişkilerimize karşı daha dürüst bir davranıştır.
Sağlıklı sınırlar, kişinin hem kendi ihtiyaçlarını hem de karşısındaki insanı gözetebilmesine yardımcı olur.
Psikodinamik Yaklaşım Kendine Sadakati Nasıl Değerlendirir?
Psikodinamik yaklaşım, kişinin bugün yaşadığı birçok ilişkinin kökeninde erken dönem deneyimlerinin bulunabileceğini kabul eder.
Çocuklukta sürekli eleştirilen, yalnızca başarılı olduğunda değer gören ya da duyguları yeterince fark edilmeyen bireyler, yetişkinlikte kendi ihtiyaçlarını geri plana atmaya daha yatkın olabilir.
Bu durum bilinçli bir tercih değildir.
Ancak kişi kendi ilişki örüntülerini fark ettikçe hem kendisiyle hem de başkalarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurabilir.
Kendine sadık olmak, kusursuz olmak değildir.
Her zaman doğru kararlar vermek de değildir.
Asıl önemli olan, zaman zaman kendimizden uzaklaştığımızı fark ettiğimizde yeniden kendi ihtiyaçlarımızı, değerlerimizi ve duygularımızı hatırlayabilmektir.
Başkalarıyla kurduğumuz sağlıklı ilişkinin temeli, çoğu zaman önce kendimizle kurduğumuz sağlıklı ilişkiden geçer. Kendine sadakat de bu ilişkinin en önemli parçalarından biridir.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap