"Bazen kimseyle görüşmek istemiyorum."

"Telefonlara cevap vermek bile yorucu geliyor."

"Tek başıma olduğumda daha huzurlu hissediyorum."

Bu cümleler zaman zaman hepimizin aklından geçebilir. Yoğun bir günün ardından yalnız kalmak istemek ya da sosyal ortamlardan kısa süreliğine uzaklaşma ihtiyacı hissetmek son derece doğaldır.

Peki ya bu uzaklaşma isteği yalnızca dinlenme ihtiyacından değil de, insanlarla yakın ilişki kurmanın yarattığı yoğun gerginlikten kaynaklanıyorsa?

Yalnız Kalmak ile İnsanlardan Uzaklaşmak Aynı Şey Değildir

Yalnız kalmak her zaman olumsuz bir durum değildir.

Hatta zaman zaman yalnız kalabilmek; düşünmek, dinlenmek ve kendimizi yeniden toparlamak için ihtiyaç duyduğumuz sağlıklı bir alan olabilir.

Ancak bazı insanlar için yalnızlık bir tercih değil, kendilerini koruma biçimine dönüşebilir.

Yakın ilişkiler kurduklarında huzur yerine kaygı hissedebilirler.

Birinin kendilerine fazla yaklaşması, özgürlüklerini kaybedecekleri hissini uyandırabilir.

Bu nedenle farkında olmadan insanlarla aralarına duygusal bir mesafe koyabilirler.

İnsanlardan Neden Uzaklaşırız?

İnsanın ilişki kurma biçimi, erken dönem yaşam deneyimlerinden etkilenir.

Çocuklukta kurulan ilişkiler güven verici değilse, kişi zamanla şu inancı geliştirebilir:

"Kimseye çok yaklaşmamalıyım."

Yakınlık;

  • Hayal kırıklığı,
  • Kontrol edilme,
  • Reddedilme,
  • Eleştirilme
  • veya incinme riskiyle ilişkilendirilebilir.

Bu durumda kişi, başkalarına ihtiyaç duymamaya çalışarak kendisini korumaya başlayabilir.

"Kimseye İhtiyacım Yok" Düşüncesi

Bazı insanlar yardım istemekte zorlanır.

Her şeyi tek başına yapmaya çalışırlar.

Sorun yaşadıklarında bile kimseye yük olmak istemezler.

Dışarıdan bakıldığında güçlü ve bağımsız görünseler de, bu bağımsızlık bazen duygusal incinmelerden korunmak için geliştirilmiş bir savunma olabilir.

Kişinin yalnızca güçlü olma isteğiyle değil; başkalarına ihtiyaç duymanın yarattığı kaygıyla da ilişkilendirir.

Yakınlık Bazen Kaygı Yaratabilir

İnsanlardan uzaklaşan kişiler çoğu zaman ilişkileri tamamen reddetmez.

Onlar da sevilmek, anlaşılmak ve kabul görmek ister.

Ancak yakınlık arttıkça huzur yerine gerginlik hissedebilirler.

İlişki derinleştiğinde geri çekilebilir, mesajlara geç cevap verebilir ya da yalnız kalma ihtiyacını daha yoğun hissedebilirler.

Bu durum karşı taraf için "Benden uzaklaşıyor." şeklinde algılanabilir.

Oysa kişi çoğu zaman ilişkiden değil, ilişkinin onda uyandırdığı yoğun duygulardan uzaklaşmaya çalışıyordur.

Sürekli Güçlü Olmak Zorunda Hissetmek

İnsanlardan uzaklaşma eğiliminde olan kişiler için yardım istemek zor olabilir.

Çünkü yardım istemek, bazen güçsüz olmak ya da başkasına bağımlı olmak gibi hissedilebilir.

Bu nedenle hastalıkta, zor zamanlarda ya da duygusal sıkıntılarda bile tek başına mücadele etmeye çalışabilirler.

Ancak hiçbir insan tamamen kendi kendine yetmek zorunda değildir.

Sağlıklı ilişkiler, bağımlılık ile tamamen yalnız kalmak arasında dengeli bir yakınlık kurabilmeyi içerir.

Psikodinamik Destek Bu Durumu Nasıl Değerlendirir?

Psikodinamik destek, kişinin yalnız kalma isteğini hemen değiştirmeye çalışmaz.

Öncelikle şu soruyu anlamaya çalışır:

"Yakınlık neden bu kadar zor geliyor?"

Bazen bunun altında geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları vardır.

Bazen yoğun eleştirilme deneyimleri...

Bazen de incinmemek için geliştirilen eski savunmalar...

Psikolojik destek sürecinde kişi, hem kendi ihtiyaçlarını hem de ilişkilerde tekrar eden örüntülerini fark etmeye başladıkça, başkalarıyla daha güvenli bağlar kurabilmesi mümkün hâle gelebilir.

Zaman zaman yalnız kalmak istemek son derece doğaldır.

Ancak insanlardan sürekli uzaklaşma ihtiyacı hissediyorsanız, yakın ilişkiler size yoğun kaygı veriyor ve kimseye güvenmekte zorlanıyorsanız, bunun altında yalnızca kişilik özelliği değil, geçmiş ilişki deneyimleriniz de yer alıyor olabilir.

Bazen insanlar yalnız kalmayı seçmez; geçmişte yaşadıkları deneyimler nedeniyle yakın ilişkilerin yaratacağı olası acıdan kendilerini korumaya çalışırlar.

Bu örüntüleri fark etmek ise hem kendimizi hem de ilişkilerimizi daha iyi anlamanın önemli bir adımı olabilir.

Cevap Ver

Henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.

Google ile Giriş Yap