Yaşadığımız olaylar mı bizi etkiler, yoksa o olaylara yüklediğimiz anlam mı?
Aynı olayı yaşayan iki insanın tamamen farklı duygular hissetmesi bu sorunun tek bir cevabı olmadığını gösterir.
İnsan zihninin yalnızca yaşanan olayları kaydetmediğini; onları sürekli yorumladığını, dönüştürdüğünü ve yeniden anlamlandırdığını söyler. Bu nedenle terapi sürecinde amaç yalnızca geçmişte ne yaşandığını öğrenmek değil, kişinin bu yaşantıları bugün nasıl deneyimlediğini anlamaktır.
Zihnimiz Gerçekliği Olduğu Gibi mi Algılar?
Çoğu zaman yaşadığımızı düşündüğümüz şey ile zihnimizin oluşturduğu deneyim aynı değildir.
Her insan;
- Geçmiş deneyimlerini,
- Çocukluk ilişkilerini,
- Duygularını,
- Beklentilerini
yaşadığı olayların içine farkında olmadan taşır.
Bu nedenle aynı olay farklı kişilerde farklı anlamlar kazanabilir.
Psikodinamik Yaklaşım Ne Söyler?
Psikodinamik kurama göre insan zihni yalnızca olayları depolamaz.
Aynı zamanda onları sürekli işler, dönüştürür ve kendine özgü bir anlam dünyası oluşturur.
Bazen yaşanan olayın kendisinden çok, kişinin o olaya yüklediği anlam ruhsal sıkıntının kaynağı hâline gelir.
Geçmiş Bugünü Nasıl Etkiler?
Çocuklukta kurulan ilişkiler, güven duygusu, hayal kırıklıkları ve duygusal deneyimler tamamen kaybolmaz.
Yeni ilişkiler kurarken, eleştiri aldığımızda ya da bir kayıp yaşadığımızda geçmiş deneyimler bugünkü yaşantımıza eşlik edebilir.
Bu durum çoğu zaman bilinçli olarak fark edilmez.
Ancak kişinin olaylara verdiği duygusal tepkilerde kendini gösterebilir.
Psikolojik Destekle Amaç Geçmişi Değiştirmek Değildir
Psikolojik destek geçmişi değiştirmeye çalışmaz.
Ama geçmişin bugünkü yaşam üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı olabilir.
Kişi;
- Neden aynı ilişki örüntülerini tekrar ettiğini,
- Bazı olaylara neden beklenenden daha yoğun tepki verdiğini,
- Hangi duyguların geçmişten taşındığını
fark etmeye başladıkça yaşadığı güçlükleri de farklı bir gözle değerlendirebilir.
Gerçeklik ve İç Dünya Birlikte Çalışır
Elbette yaşanan olayların gerçekliği önemlidir.
Ancak ruhsal yaşam yalnızca dış dünyadan oluşmaz.
İç dünyamız; anılarımız, hayallerimiz, korkularımız ve beklentilerimizle birlikte yaşadığımız deneyimi şekillendirir.
Hem dış gerçekliği hem de kişinin içsel gerçekliğini birlikte anlamaya çalışılır.
İnsan zihni yaşadığı olayları olduğu gibi saklayan bir kayıt cihazı değildir.
Her deneyim geçmiş yaşantılar, ilişkiler ve duygularla yeniden şekillenir.
Psikolojik destekle, kişinin yalnızca yaşadıklarına değil; yaşadıklarını nasıl anlamlandırdığına da odaklanır. Çünkü bazen değişimi sağlayan şey, geçmişi değiştirmek değil, ona bakış açımızın değişmesidir.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap