Çocuklarda Öfke ve Saldırganlık: Çocuk Neden Vurur, Bağırır veya Eşyaları Fırlatır?

Çocuklarda Vurma ve Eşya Fırlatma Davranışı Neden Görülür?

Çocuğunuz öfkelendiğinde size vuruyor, kardeşini itiyor veya eşyaları fırlatıyor olabilir.

Bu davranışlar ebeveyn açısından oldukça zorlayıcıdır.

İlk tepki genellikle:

“Bunu yapamazsın!”

“Niye böyle davranıyorsun?”

“Bu kadar öfkelenmenin ne anlamı var?” olabilir.

Elbette çocuğun vurmasına veya zarar vermesine izin verilmemelidir. Ancak önemli olan yalnızca davranışı durdurmak değil, saldırganlığın çocuğun gelişimindeki anlamını da anlayabilmektir.

Winnicott, saldırganlığı yalnızca ortadan kaldırılması gereken kötü bir özellik olarak ele almaz. Çocuğun saldırgan dürtülerini güvenli bir çevrede yaşayabilmesi ve zamanla bunları sevgisiyle bütünleştirebilmesi gelişimin önemli bir parçasıdır.

Çocuklar Neden Bu Kadar Yoğun Öfkelenebilir?

Çocukların dürtülerini kontrol edebilme becerileri yetişkinler kadar gelişmiş değildir.

İstediği oyuncak alınmadığında,

kardeşi eşyasına dokunduğunda,

oyunu kaybettiğinde,

ebeveyni “hayır” dediğinde

çocuk çok yoğun bir hayal kırıklığı yaşayabilir.

Yetişkin bu duyguyu zihinsel olarak işleyebilir:

“Şu anda öfkeliyim ama birazdan geçecek.”

Küçük çocuk ise çoğu zaman önce eyler.

Bağırır.

Vurur.

Tekme atar.

Eşyayı fırlatır.

Çocuğun İhtiyacı Dağılmayan Bir Çevredir

Winnicott'ın oldukça güçlü fikirlerinden biri burada karşımıza çıkar.

Çocuk öfkesini ve saldırganlığını ortaya koyduğunda çevrenin tamamen dağılmaması gerekir.

Winnicott bunu çok somut anlatır: Evde bazı şeyler zarar görebilir, duvar kirlenebilir, hatta bir cam kırılabilir; fakat çocuk için asıl önemli olan temel aile çerçevesinin hâlâ ayakta kalabilmesidir.

Bu, çocuğun her şeyi yapmasına izin vermek anlamına gelmez.

Tam tersine:

“Öfkelenebilirsin ama bana vuramazsın.” mesajı çok değerlidir.

Çocuk böylece iki şeyi aynı anda öğrenir:

Duygum kabul ediliyor.

Ama aynı zamanda:

Davranışımın bir sınırı var.

Öfkeli Çocuğu Utandırmak Neden Sorunu Çözmez?

“Sen çok kötü bir çocuksun.”

“Bak kardeşin böyle yapmıyor.”

“Benden utanmıyor musun?” gibi ifadeler davranışı anlık olarak bastırabilir.

Ancak çocuk saldırganlığının kendisinin kabul edilemez bir parçası olduğunu düşünmeye başlayabilir.

Oysa amaç saldırganlığın yok olması değil, giderek daha kabul edilebilir yollarla ifade edilebilmesidir.

Bir çocuk zaman içerisinde:

“Vurmak yerine kızdığımı söyleyebilirim.”

“Biraz uzaklaşabilirim.”

“Yardım isteyebilirim.” demeyi öğrenebilir.

Sınır Koymak Sevginin Karşıtı Değildir

Ebeveyn sakin ama kararlı bir şekilde sınır koyduğunda çocuk önemli bir deneyim yaşar.

“Annem benim öfkeme dayanabiliyor.”

“Babam kızsam da ortadan kaybolmuyor.”

“Öfkem ilişkimizi tamamen yok etmiyor.”

Bu deneyimler çocuğun iç dünyasını düzenlemesine yardımcı olabilir.

Çocuklarda saldırgan davranışlar yalnızca “yaramazlık” olarak değerlendirilmemelidir.

Çocuk vurduğunda vurmasına engel olmak gerekir; fakat aynı zamanda “Bu çocuk şu anda neye dayanmakta zorlanıyor?” sorusunu da sormak önemlidir.

Sağlıklı gelişimde amaç öfkesiz bir çocuk yetiştirmek değil, öfkesini taşıyabilen ve onu zarar vermeden ifade edebilen bir çocuk yetiştirmektir.

Cevap Ver

Henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.

Google ile Giriş Yap