Bir anne çocuğunun çantasından kendisine ait olmayan bir oyuncak bulduğunda oldukça kaygılanabilir.

“Çocuğum hırsız mı olacak?”

“Bunu nereden öğrendi?”

“Nasıl böyle bir şey yapabildi?” gibi düşünceler hızla ortaya çıkabilir.

Elbette çocuğun başkasına ait olan bir şeyi izinsiz alması görmezden gelinmemelidir.

Ancak bu davranışın arkasında bazen çok daha farklı bir psikolojik sürecin bulunabileceğini düşündürür.

Bazı antisosyal davranışları doğrudan “kötülük” şeklinde yorumlamak yerine, geçmişte kaybedilmiş bir çevreyi veya ilişki deneyimini yeniden bulmaya yönelik bir arayış olarak değerlendirir. Ona göre çocuk bazen aldığı nesneden çok “bulma kapasitesini” arıyor olabilir.

Her İzinsiz Alma Davranışı Aynı Değildir

İki yaşındaki bir çocuk annesinin çantasından bozuk para aldığında bunu yetişkinlerdeki hırsızlık kavramıyla değerlendirmek anlamsızdır.

Çocuk büyüdükçe mülkiyet kavramını öğrenir.

“Bu benim.”

“Bu senin.”

“Bunu almak için izin istemeliyim.” gibi ayrımlar gelişir.

Ancak bazı çocuklarda çalma davranışı tekrarlayıcı hâle gelebilir.

Üstelik çocuk aldığı şeye gerçekten ihtiyaç duymayabilir.

Bir kalem çalar ama kullanmaz.

Para alır ama harcamaz.

Oyuncağı alır ancak kısa süre sonra ilgisini kaybeder.

Bu noktada şu soru önem kazanır:

Çocuk gerçekten nesneyi mi arıyor, yoksa davranış aracılığıyla başka bir ihtiyacını mı ifade ediyor?

Winnicott'ın “Umut” Fikri

Winnicott'ın en dikkat çekici görüşlerinden biri, bazı antisosyal davranışların içerisinde hâlâ bir umut bulunabileceğidir.

Çocuk geçmişte kendisini güvende hissettiren bir ilişki veya çevre deneyimlemiş, daha sonra bu deneyimde bir kayıp yaşamış olabilir.

Davranışı bilinçli bir mesaj değildir.

Çocuk:

“Ben eski güvenli ortamımı geri istiyorum.” diye düşünmez.

Ama davranışı çevreyi sınayabilir.

“Beni durduracak mısınız?”

“Benimle ilgilenecek misiniz?”

“Bu kadar zor olduğumda da burada kalacak mısınız?”

Winnicott antisosyal eğilim ile yoksunluk arasında bir bağlantı kurar ve davranışın bazen bir S.O.S. sinyali gibi değerlendirilebileceğini öne sürer.

Çocuk Çaldığında Ne Yapılmalı?

Davranışa sınır koymak gerekir.

Alınan eşya geri verilmelidir.

Çocuk yaşına uygun biçimde davranışının sonucuyla karşılaşmalıdır.

Ancak uzun sorgulamalar her zaman işe yaramaz.

“Neden aldın?”

“Niye yaptın?”

“Doğruyu söyle!” sorularına çocuk gerçekten cevap veremeyebilir.

Antisosyal davranışlarda çocuğun nedenini bilinçli şekilde bilmeyebileceğine dikkat çeker.

Bu nedenle yalnızca davranışın kendisine değil, davranışın ortaya çıktığı döneme de bakmak önemlidir.

Evde ne değişti?

Yeni kardeş mi doğdu?

Anne veya baba uzun süre evden uzak mı kaldı?

Okul değişikliği oldu mu?

Aile içinde yoğun çatışma yaşandı mı?

Çocuk yakın zamanda önemli bir kayıp yaşadı mı?

Çalma davranışı kabul edilmesi gereken bir davranış değildir.

Ancak davranışla çocuğun tamamını aynı şey gibi görmek de doğru değildir.

“Sen hırsızsın” demek yerine:

“Bu davranışa izin veremem ama neden böyle bir döneme girdiğini anlamamız gerekiyor.” bakışı çok daha kapsayıcıdır.

Tekrarlayan çalma davranışında, özellikle başka davranışsal veya duygusal güçlükler de bulunuyorsa psikolojik değerlendirme yararlı olabilir.

Cevap Ver

Henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.

Google ile Giriş Yap