“Anne, bana bak!”

“Baba, gelsene!”

“Benimle oynar mısın?”

“Beni dinlemiyorsun!”

Bazı çocuklar gün içerisinde ebeveynlerinin ilgisini tekrar tekrar istemektedir. Anne mutfakta yemek hazırlarken çocuk yanına gelir. Baba telefonla konuşurken araya girer. Ebeveyn başka biriyle ilgilendiğinde huzursuz olabilir. Kardeşine ilgi gösterildiğinde hemen kendisini hatırlatacak bir davranış yapabilir.

Bir süre sonra ebeveyn açısından yorucu bir döngü oluşabilir:

“Bütün gün onunla ilgileniyorum ama yine de yetmiyor. Çocuğum neden sürekli ilgi istiyor?”

Çocuğun ilgi istemesini yalnızca şımarıklık, alışkanlık veya ebeveyni yönetme çabası olarak değerlendirmek çoğu zaman yetersiz kalır.

Çünkü çocuk için ebeveynin ilgisi yalnızca birlikte oyun oynamak anlamına gelmez. Ebeveynle kurduğu ilişki; kendisini değerli hissetmesi, duygularını tanıması, çevresini keşfetmesi ve diğer insanlarla ilişki kurmayı öğrenmesi açısından önemli bir gelişim alanıdır.

Bu nedenle asıl soru yalnızca “Çocuğum neden bu kadar ilgi istiyor?” değil, “Bu ilgi ihtiyacının altında ne olabilir?” olmalıdır.

Çocuğun İlk İlişkileri Neden Bu Kadar Önemlidir?

Çocuk dünyaya kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilecek durumda gelmez.

Beslenmeye, korunmaya, sakinleştirilmeye ve fiziksel bakıma ihtiyaç duyar. Ancak ihtiyaç yalnızca fiziksel değildir. Çocuk aynı zamanda kendisiyle ilgilenen, davranışlarına karşılık veren ve onunla ilişki kuran yetişkinlere ihtiyaç duyar.

Bebek ağladığında birinin yanına gelmesi, gülümsediğinde karşılık alması, korktuğunda sakinleştirilmesi ve çevresini keşfederken yanında güvenilir bir yetişkin bulunması zaman içerisinde önemli bir deneyim oluşturur:

“Benim ihtiyaçlarım fark ediliyor.”

Çocuğun kendisini algılama biçiminin temellerinden biri de bu ilişkiler içerisinde gelişir.

Bu nedenle ebeveyn-çocuk ilişkisi yalnızca çocuğun bugün nasıl davrandığını değil, kendisine ve diğer insanlara ilişkin geliştirdiği beklentileri de etkileyebilir.

“Bana Bak” Bazen Gerçekten “Beni Gör” Demektir

Çocuğun oyun oynarken birkaç dakika içerisinde defalarca:

“Anne bak!”

demesini düşünelim.

Çocuk yaptığı kuleyi göstermek istiyor olabilir.

Resmini göstermek istiyor olabilir.

Nasıl zıpladığını göstermek istiyor olabilir.

Ebeveyn açısından bunların her biri oldukça küçük şeylerdir. Ancak çocuk açısından ebeveynin kendisine yönelttiği dikkat farklı bir anlam taşıyabilir.

Çocuk yalnızca:

“Yaptığım şeye bak.”

demiyor olabilir.

Aynı zamanda:

“Benimle ilgileniyor musun?”

“Yaptığım şey senin için önemli mi?”

“Ben senin için önemli miyim?”

sorularına da ilişki içerisinde cevap arıyor olabilir.

Bu nedenle özellikle küçük çocuklarda ilgi ihtiyacını yetişkinlerin ilgi beklentileriyle aynı şekilde değerlendirmemek gerekir.

İlgi İstemek Her Zaman Bir Problem Değildir

Çocukların ebeveynlerinden ilgi istemeleri gelişimin doğal bir parçasıdır.

Özellikle küçük çocukların:

oyunlarını göstermek istemeleri,

ebeveynleriyle konuşmaları,

birlikte zaman geçirmek istemeleri,

korktuklarında yanlarına gelmeleri,

başardıkları bir şeyi paylaşmaları oldukça doğaldır.

Burada önemli olan çocuğun ilgi isteyip istememesi değil, ilişkinin genel yapısıdır.

Çocuk gerektiğinde ebeveyninden uzaklaşabiliyor mu?

Kendi başına kısa sürelerle oyun oynayabiliyor mu?

Başka çocuklarla ilişki kurabiliyor mu?

Ebeveyn bir süre meşgul olduğunda bunu yaşına uygun ölçüde taşıyabiliyor mu?

İhtiyaç duyduğunda tekrar ebeveynine dönebiliyor mu?

Sağlıklı gelişimde çocuk yalnızca ebeveyne yakınlaşmayı değil, zaman içerisinde ondan uzaklaşabilmeyi de öğrenir.

Ancak uzaklaşabilmek için önce geri dönebileceği güvenilir bir ilişkinin bulunduğunu deneyimlemesi önemlidir.

Çocuğa Çok İlgi Göstermek Onu Bağımlı Yapar mı?

Ebeveynlerin sık karşılaştığı kaygılardan biri budur.

“Her ağladığında yanına gidersem bana alışır mı?”

“Sürekli benimle olmak istiyor, biraz kendi başına kalmayı öğrenmesi gerekmiyor mu?”

Elbette çocuk büyüdükçe kendi başına hareket edebilmesi ve yaşına uygun bağımsızlık geliştirmesi önemlidir.

Ancak bağımsızlık, ilişkiye ihtiyaç duymamak anlamına gelmez.

Çocuk başlangıçta ebeveynine daha fazla ihtiyaç duyar. Geliştikçe kendi başına yapabileceği şeyler artar. Ebeveynin görevi de buna paralel biçimde değişir.

Örneğin küçük bir çocuk oyun oynarken ebeveyninin yanında olmasına ihtiyaç duyabilir. Bir süre sonra ebeveyn odadayken kendi oyununa devam edebilir. Daha sonra başka bir odada kendi başına oynayabilir.

Bu geçişler bir anda gerçekleşmez.

Amaç çocuğu mümkün olduğunca erken yalnız bırakmak değil, yapabildiği ölçüde bağımsızlaşmasına alan açarken ihtiyaç duyduğunda ulaşılabilir kalabilmektir.

İlgi İhtiyacı Bazen Neden Artar?

Çocuğun normalden daha fazla ilgi istemeye başladığı dönemlerde yalnızca davranışa değil, çocuğun hayatında neler olduğuna da bakmak yararlı olabilir.

Örneğin eve yeni bir kardeş gelmiş olabilir.

Çocuk okula başlamış olabilir.

Anne veya baba eskisine göre daha yoğun çalışıyor olabilir.

Aile içerisinde önemli bir değişiklik yaşanmış olabilir.

Çocuk yeni bir sosyal ortama girmiş olabilir.

Daha önce ebeveyniyle geçirdiği zaman azalmış olabilir.

Bu gibi dönemlerde çocuk ebeveynin ulaşılabilirliğini daha fazla kontrol etmek isteyebilir.

Yeni kardeş doğduğunda çocuk:

“Beni hâlâ seviyor musunuz?”

diye doğrudan sormayabilir.

Bunun yerine daha önce kendi yaptığı bir şeyi ebeveyninden istemeye başlayabilir.

Anne başka biriyle konuşurken araya girebilir.

Daha sık kucağa gelmek isteyebilir.

Kardeşinin yaptığı bazı davranışları yapmaya başlayabilir.

Bu davranışları yalnızca “ilgi çekmeye çalışıyor” diyerek küçümsemek yerine, çocuğun ilişkide neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışmak daha yararlı olabilir.

Çocuğun Her İlgi Talebini Hemen Karşılamak Gerekir mi?

Hayır.

Çocuğun ilişkiye ihtiyaç duyması, ebeveynin günün her anında yalnızca çocukla ilgilenmesi gerektiği anlamına gelmez.

Ebeveynin de yemek yapması, çalışması, dinlenmesi, başka insanlarla konuşması ve kendi ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi gerekir.

Çocuğun zaman içerisinde bunu öğrenmesi de gelişimin bir parçasıdır.

Örneğin ebeveyn:

“Şu anda telefonla konuşuyorum. Konuşmam bittiğinde seni dinleyeceğim.”

diyebilir.

Burada önemli olan verilen sözün mümkün olduğunca tutulmasıdır.

Çocuk böylece iki şeyi birlikte öğrenebilir:

“Annem/babam her istediğim anda benimle ilgilenmeyebilir.”

Ama aynı zamanda:

“Şu anda benimle ilgilenememesi, beni önemsemediği anlamına gelmez.”

Bu ayrım oldukça değerlidir.

Amaç çocuğun bütün isteklerini anında karşılamak değil, ilişkinin güvenilirliğini korurken bekleyebilme kapasitesinin gelişmesine yardımcı olmaktır.

İlgi ile Sınırsızlık Aynı Şey Değildir

Çocuğun duygusal ihtiyaçlarını fark etmek, her istediğini yapmak anlamına gelmez.

Çocuk:

“Benimle oyna.”

dediğinde ebeveyn bazen oynayabilir, bazen de:

“Şu anda işimi bitirmem gerekiyor. Bitirdiğimde seninle ilgilenebilirim.”

diyebilir.

Çocuk buna kızabilir.

Ağlayabilir.

Israr edebilir.

Bu durum ebeveynin yanlış yaptığı anlamına gelmez.

Çocuğun önemli gelişim görevlerinden biri, sevildiği bir ilişkide her istediğinin gerçekleşmeyebileceğini de öğrenmesidir.

Sevgi ile sınır birbirinin karşıtı değildir.

Ebeveyn hem:

“Seninle ilgileniyorum.”

hem de:

“Şu anda bunu yapamam.”

diyebilir.

Çocuğa Ayrılan Zamanın Süresinden Çok Niteliği de Önemlidir

Ebeveyn fiziksel olarak çocuğun yanında olabilir ama zihinsel olarak başka bir yerde bulunabilir.

Çocuk oyun oynarken sürekli telefona bakmak, çocuğun anlattığı bir şeyi dinlerken başka işle ilgilenmek veya her konuşmayı hızlıca geçiştirmek çocuğun ilişki deneyimini etkileyebilir.

Bazen uzun saatler boyunca yarım bir dikkat sunmak yerine daha kısa ama gerçekten çocuğa yönelmiş bir zaman daha anlamlı olabilir.

Bu zamanın olağanüstü etkinliklerle doldurulması da gerekmez.

Birlikte yemek hazırlamak...

Günün nasıl geçtiğini konuşmak...

Oyun oynamak...

Kitap okumak...

Birlikte yürümek...

Çocuğun anlattığı bir şeyi gerçekten dinlemek...

Çocuk açısından ilişkiyi besleyen deneyimler olabilir.

Burada önemli olan sürekli eğlendirmek değil, çocukla gerçek bir ilişki kurabilmektir.

Çocuk İlgi İstediğinde Ebeveyn Ne Yapabilir?

Öncelikle davranışın ortaya çıktığı anlara bakabilirsiniz. Çocuğunuz özellikle siz başka biriyle ilgilenirken mi daha fazla talepte bulunuyor? Eve geldikten sonra mı size yapışıyor? Kardeşiyle ilgilendiğinizde mi davranışları değişiyor?

İkinci olarak, yalnızca çocuğun ne yaptığına değil, neye ihtiyaç duyuyor olabileceğine de bakabilirsiniz.

“Yine dikkat çekmeye çalışıyor.” yerine:

“Şu anda benden neye ihtiyaç duyuyor olabilir?”

sorusunu sormak bakış açısını değiştirebilir.

Çocuğunuzla düzenli olarak kısa ama gerçekten ona yöneldiğiniz zamanlar oluşturabilirsiniz.

Aynı zamanda her talebi hemen karşılamanız gerekmediğini de hatırlayabilirsiniz. Beklemesi gereken durumlarda bunu açık ve sakin biçimde söyleyebilirsiniz.

Ve çocuğun kendi başına yapabildiği şeyleri destekleyebilirsiniz. Amaç çocuğu ebeveynden uzaklaştırmak değil, güvenli ilişkinin içerisinden giderek daha bağımsız hareket edebilmesini sağlamaktır.

Çocuğun İhtiyacı Sürekli İlgi Değil, Güvenilir Bir İlişkidir

Çocukların ebeveynlerinden ilgi istemesi tek başına bir sorun değildir.

Çocuk gelişirken kendisini büyük ölçüde ilişkiler içerisinde tanır. Görülmek, dinlenmek, ihtiyaç duyduğunda ulaşabileceği bir yetişkinin olduğunu bilmek onun gelişimi açısından önemlidir.

Ancak sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynin günün her anında çocuğun bütün taleplerini karşılaması anlamına da gelmez.

Çocuk zaman içerisinde bekleyebilir.

Kendi başına oynayabilir.

Başka insanlarla ilişki kurabilir.

Küçük sorunlarını kendisi çözebilir.

Ebeveyninden giderek daha fazla uzaklaşabilir.

Bütün bunları yaparken ihtiyaç duyduğunda yeniden ilişkiye dönebileceğini bilmesi önemlidir.

Belki de bu nedenle amaç, çocuğun “Annem ve babam her zaman yalnızca benimle ilgilenir.” diye düşünmesini sağlamak değildir.

Daha sağlıklı olan, zaman içerisinde şu duygunun gelişebilmesidir:

“Her istediğim hemen olmayabilir. Annem ve babamın benden ayrı bir hayatı da var. Ama ihtiyaç duyduğumda onlarla yeniden bağlantı kurabilirim ve bu ilişkide benim de bir yerim var.”

Cevap Ver

Henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.

Google ile Giriş Yap