Çocuk merdivenden çıkarken elini tutmak…
Ödevini unutmasın diye çantasını hazırlamak…
Arkadaşıyla yaşadığı sorunu onun yerine çözmek…
Yemeğini kendi yiyebilecekken hâlâ yedirmek…
Bütün bunlar sevgiyle yapılabilir.
Ancak bir noktada önemli bir soru ortaya çıkar:
Çocuğumu destekliyor muyum, yoksa onun yerine mi yaşıyorum?
Winnicott'ın gelişim anlayışında bakım veren kişi başlangıçta bebeğin ihtiyaçlarına yoğun biçimde uyum sağlar. Fakat çocuk geliştikçe bu uyumun kademeli olarak azalması gerekir. Böylece çocuk küçük hayal kırıklıklarını yaşayarak giderek daha fazla bağımsızlaşabilir.
Bebek Başlangıçta Gerçekten Çok Fazla Desteğe İhtiyaç Duyar
Yeni doğmuş bir bebeğin “kendi başına yapmasını” beklemek anlamsızdır.
Bakım veren bebeğin ihtiyaçlarına uyum sağlar.
Ancak üç yaşındaki çocukla üç aylık bebeğin ihtiyacı aynı değildir.
Gelişim ilerledikçe ebeveynin görevi de değişir.
Başlangıçta:
“Ben senin için yaparım.” iken zamanla:
“Beraber yapabiliriz.” ve ardından:
“Sen dene, ihtiyaç duyarsan buradayım.” haline gelebilir.
Aşırı Koruma Neden Bağımsızlığı Zorlaştırabilir?
Çocuk hiçbir zaman hata yapmazsa, hata yapmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenemez.
Hiç beklemek zorunda kalmazsa beklemeyi öğrenemez.
Her problemi ebeveyni çözerse kendi çözüm yollarını geliştirmekte zorlanabilir.
Bu durum çocukta şu örtük inancı oluşturabilir:
“Ben tek başıma yapamam.”
Ebeveyn aslında çocuğa yardımcı olmak isterken istemeden çocuğun kendi kapasitesini deneyimlemesini engelleyebilir.
Hayal Kırıklığı Her Zaman Zararlı Değildir
Çocuk oyuncağın bugün alınmayacağını öğrenebilir.
Parktan eve dönmek zorunda kalabilir.
Arkadaşı onunla oynamak istemeyebilir.
Bir yarışmayı kaybedebilir.
Bu deneyimler hoş değildir.
Ama çocuğun yanında güvenilir bir yetişkin varsa, hayal kırıklıkları ruhsal gelişimin parçası olabilir.
Winnicott'ın yaklaşımında yeterince iyi bakım, kusursuz bakım değildir. Zaten Winnicott açıkça “mükemmellik” kavramının insan bakımının özelliği olmadığını vurgular.
Ebeveyn Ne Zaman Geri Çekilmeli?
Bunun tek bir yaşı yoktur.
Çocuğun yapabildiği şeyleri gözlemlemek gerekir.
Kendi yemeğini yiyebiliyorsa izin verilebilir.
Çantasını hazırlayabiliyorsa sorumluluk verilebilir.
Arkadaşına ne söyleyeceğini düşünmesine fırsat tanınabilir.
Buradaki amaç çocuğu yalnız bırakmak değil, gerektiğinde ulaşılabilir kalırken gereksiz yardımı azaltmaktır.
Sağlıklı koruyuculuk çocuğu bütün zorluklardan uzak tutmak değildir. Çocuğun yaşayabileceği zorluklarla karşılaşmasına izin verirken, ihtiyaç duyduğunda güvenebileceği bir ilişki sunabilmektir.
Çocuğun büyümesine izin vermek bazen ebeveyn için de zor olabilir.
Çünkü çocuk bağımsızlaştıkça daha az yardıma ihtiyaç duyar.
Fakat tam da bu, gelişimin amaçlarından biridir.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap