Markette sadece bir çikolata almak istediniz. Çocuğunuza bugün çikolata alamayacağınızı söylediniz. Bir anda ağlamaya başladı, kendini yere attı, bağırdı ve dakikalarca sakinleşmedi. Belki de çevrenizdeki insanların bakışları arasında ne yapacağınızı bilemediniz ve sonunda tartışmanın bitmesi için istediğini almak zorunda kaldınız.

Bu sahne birçok anne ve baba için oldukça tanıdıktır.

Bazı çocuklar "hayır" cevabını duyduklarında kısa süre üzülür ve durumu kabul ederken, bazı çocuklar yoğun öfke yaşayabilir, uzun süre ağlayabilir veya aynı isteği defalarca dile getirebilir. Bu durum ailelerde çoğu zaman "Çocuğum çok inatçı.", "Beni dinlemiyor." ya da "Sürekli istediğini yaptırmaya çalışıyor." düşüncelerine neden olur.

Oysa her "hayır" karşısında yaşanan öfkenin temelinde yalnızca inatçılık bulunmaz. Çoğu zaman çocuk, henüz gelişim süreci devam eden duygu düzenleme, dürtü kontrolü ve bekleyebilme becerileri nedeniyle yaşadığı hayal kırıklığıyla baş etmekte zorlanmaktadır.

Son yıllarda yapılan araştırmalar da bu görüşü desteklemektedir. Çocukların istedikleri bir ödülü erteleyebilme becerisi; akademik başarı, sosyal ilişkiler ve duygusal gelişim gibi birçok alanla ilişkilidir. Ancak bu beceri doğuştan gelen sabit bir özellik değildir; çocukluk boyunca gelişmeye devam eder.

Çocuklar Neden "Hayır" Cevabını Kabul Etmekte Zorlanır?

Bir çocuğun istediği oyuncağı, tableti ya da çikolatayı hemen istemesi aslında gelişimsel olarak beklenen bir durumdur. Çünkü çocuk beyninin dürtüleri kontrol eden ve uzun vadeli sonuçları değerlendiren bölgeleri henüz tam olarak olgunlaşmamıştır.

Yetişkinler çoğu zaman bugün istemedikleri bir şeyi daha büyük bir kazanç için erteleyebilirler. Örneğin, maaşlarını birikim yapmak amacıyla harcamayabilir ya da sağlıkları için tatlı yememeyi tercih edebilirler. Çocuklar ise "şimdi" ile "daha sonra" arasında seçim yapmakta çok daha fazla zorlanırlar.

Araştırmalar, çocukların beklemeyi öğrenebilmesinin yalnızca irade gücüyle ilgili olmadığını göstermektedir. Çalışma belleği, dikkat kontrolü ve geleceği zihinde canlandırabilme gibi bilişsel beceriler de bu süreçte önemli rol oynar.

Bu nedenle çocuğunuzun "Hayır ama ben şimdi istiyorum!" demesi, çoğu zaman sizi zor durumda bırakmaya çalıştığı anlamına gelmez. Aslında henüz gelişmekte olan sinir sistemiyle yaşadığı yoğun hayal kırıklığını yönetmeye çalışıyordur.

Hayal Kırıklığı Yaşamak Çocuğun Gelişimi İçin Neden Gereklidir?

Anne babaların en büyük isteklerinden biri çocuklarının üzülmemesidir. Çocuk ağladığında onu hemen rahatlatmak, mutsuzluğunu ortadan kaldırmak ve yeniden gülmesini sağlamak isteriz. Bu oldukça doğal bir ebeveynlik refleksidir.

Ancak her üzüntüyü ortadan kaldırmaya çalışmak, uzun vadede çocuğun duygusal gelişimini desteklemeyebilir.

Hayat boyunca herkes istediği her şeye sahip olamaz. İstenen oyuncağın alınmaması, oyunda kaybetmek, arkadaşının "hayır" demesi, sınavdan beklenen notu alamamak veya iş yaşamında reddedilmek yaşamın doğal parçalarıdır.

Çocuk bu küçük hayal kırıklıklarını güvenli bir aile ortamında deneyimledikçe, zamanla bu duygularla baş etmeyi öğrenir.

Psikodinamik bakış açısından da bu süreç oldukça önemlidir. Çocuk, dış dünyanın her zaman kendi isteklerine göre şekillenmediğini fark etmeye başladıkça gerçeklik ilkesi gelişir. Bu gelişim, dürtülerini düzenleyebilen, bekleyebilen ve sınırları kabul edebilen daha güçlü bir benlik yapısının oluşmasına katkı sağlar.

Bu nedenle her "hayır", çocuğun gelişimini engelleyen değil; doğru şekilde yönetildiğinde onu güçlendiren önemli bir öğrenme deneyimidir.

Araştırmalar Bekleyebilme Becerisi Hakkında Ne Söylüyor?

Yakın zamanda yayımlanan bir araştırmada 8-11 yaş arasındaki çocukların bekleyebilme becerileri incelendi. Araştırmacılar çocukların hem gerçek ödüller hem de varsayımsal ödüller karşısında nasıl karar verdiklerini değerlendirdi. Ayrıca çocukların geleceği hayal etme becerileri, dikkat kontrolü, çalışma belleği ve gelecekte yaşayacakları olumlu olayları beklerken hissettikleri duygular da ölçüldü.

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri şuydu:

Çocukların yalnızca geleceği hayal etmeleri beklemeyi kolaylaştırmadı. Buna karşılık, gelecekte yaşayacakları olumlu deneyimleri düşünmekten keyif alan çocukların beklemeye daha istekli oldukları görüldü.

Bu bulgu önemli bir mesaj veriyor.

Bir çocuğa sadece "Biraz bekle." demek her zaman yeterli olmayabilir. Beklemenin sonunda yaşayacağı olumlu deneyimi anlamasına yardımcı olmak daha etkili olabilir.

Örneğin;

"Şimdi alamıyoruz ama cumartesi birlikte oyuncakçıya gittiğimizde seçmek daha keyifli olacak."

ya da

"Şimdi yemezsek akşam birlikte çok sevdiğin tatlıyı hazırlayacağız."

Bu yaklaşım, çocuğun dikkatini yalnızca bugünkü engellenmişlik duygusuna değil, gelecekte yaşayacağı olumlu deneyime yönlendirmesine yardımcı olabilir. Araştırmacılar da çocuklarda olumlu beklenti duygusunun desteklenmesinin bekleyebilme becerisini geliştirebileceğini belirtmektedir.

"Hayır" Dediğinizde Çocuğunuzun Beyninde Neler Oluyor?

Çocuk istediği bir şeye ulaşamayacağını öğrendiğinde beyni bunu küçük bir tehdit gibi algılayabilir.

Beklediği ödülün gerçekleşmemesi;

  • hayal kırıklığı,
  • öfke,
  • sabırsızlık,
  • yoğun isteğin devam etmesi

gibi duyguların aynı anda ortaya çıkmasına neden olabilir.

Özellikle küçük yaşlarda bu duyguları düzenleyen beyin bölgeleri henüz tam gelişmediği için çocuk, yaşadığı duyguyu kontrol etmekte zorlanabilir.

Bu nedenle bazı çocuklar;

  • ağlar,
  • bağırır,
  • kendini yere atar,
  • vurabilir,
  • eşyaları fırlatabilir,
  • aynı isteği tekrar tekrar dile getirebilir.

Bu davranışlar her zaman "şımarıklık" anlamına gelmez. Çoğu zaman çocuğun yaşadığı yoğun duygunun dışa vurumudur.

Ancak bu durum, anne babanın her isteği yerine getirmesi gerektiği anlamına da gelmez. Tam tersine, çocuk bu yoğun duygularla güvenli sınırlar içinde karşılaşarak onları yönetmeyi öğrenir. Düzenli, tutarlı ve sakin bir ebeveyn tutumu, bu öğrenme sürecinin en önemli parçalarından biridir.

Cevap Ver

Henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.

Google ile Giriş Yap