Bazı insanlar başkalarına yardım etmek konusunda olağanüstü isteklidir.

Arkadaşının kariyerini planlar.

Partnerinin başarılı olması için büyük fedakârlıklar yapar.

Çocuğunun eğitimine kendi hayatından çok daha fazla yatırım yapar.

Herkesin ilişkisini düzeltmeye çalışır.

Ama kendisine:

“Sen ne istiyorsun?” diye sorulduğunda cevap vermekte zorlanır.

Anna Freud bu durumu anlamaya yardımcı olabilecek ilginç bir savunma biçimini “bir tür özgecilik” başlığı altında ele alır.

Yardımsever Olmak Bir Sorun mudur?

Kesinlikle hayır.

Başkalarına yardım etmek sağlıklı insan ilişkilerinin önemli bir parçasıdır. Kişinin kendi arzularından vazgeçip bu arzuları başka insanların yaşamında gerçekleştirmeye başlamasıdır.

Kendi Hayatını Değil, Başkasının Hayatını Yaşamak

Anna Freud kitabında genç bir kadından söz eder. Çocukluğunda güzel giysilere, çocuk sahibi olmaya, başarıya ve hayranlık görmeye yönelik yoğun istekleri vardır.

Yetişkin olduğunda ise kendi yaşamında bu isteklerin peşinden gitmez.

Buna karşılık arkadaşlarının ilişkileriyle, kıyafetleriyle, çocuklarıyla ve kariyerleriyle yoğun biçimde ilgilenir.

Kişinin kendi dileklerini başka insanlara aktarıp onların başarılarından dolaylı bir doyum sağlaması üzerinden açıklanabilir.

“Ben İstemiyorum Ama Sen Yap”

Bu savunma günlük yaşamda farklı biçimlerde görülebilir.

Kendisi seyahat etmekten korkan biri sürekli arkadaşlarına:

“Mutlaka gitmelisin.” diyebilir.

Kendi kariyerinde risk alamayan ebeveyn çocuğuna:

“Sen kesinlikle doktor olmalısın.” diye yoğun baskı yapabilir.

Kendisi ilişki kurmaktan korkan kişi arkadaşlarının ilişkilerini düzenlemek için büyük enerji harcayabilir.

Kişi kendi dileklerini gerçekleştirmekte ketlenirken başkasının aynı dileği gerçekleştirmesi için oldukça etkin ve hatta mücadeleci hale gelebilir.

Ebeveynler Çocukları Üzerinden Kendi Hayallerini Yaşayabilir mi?

Anne babaların kendi yaşamlarında gerçekleştiremedikleri ihtirasları çocuklarının yaşamları üzerinden gerçekleştirmeye çalışabileceklerini söyler.

Örneğin ebeveyn:

“Ben okuyamadım, sen okuyacaksın.” diyebilir.

Bu cümle tek başına problem değildir.

Ancak çocuk artık kendi hayatını değil ebeveyninin gerçekleşmemiş hayalini yaşamak zorunda kalıyorsa sorun ortaya çıkabilir.

Fedakârlığın İçinde Gizli Bir Talep Olabilir mi?

Olabilir.

Kişi:

“Ben senin için her şeyi yaptım.” dediğinde görünürde yalnızca fedakârlık vardır.

Ama altında:

“Şimdi benim yaşayamadığım hayatı sen yaşayacaksın.” talebi bulunabilir.

Bu nedenle özgecilik bazen hem yardımsever hem de kontrol edici bir özellik taşıyabilir.

Bencillik ve özgeciliğin bu tür ilişkilerde çeşitli oranlarda bir arada bulunabilmektedir.

Peki Gerçek Yardımseverlik Yok mu?

Gerçek özgeciliğin bulunup bulunmadığı konusunda kesin bir sonuca varamayabiliriz.

Bu da önemli bir uyarıdır:

Her yardım davranışının altında bastırılmış bir kişisel çıkar aramak doğru değildir.

Başkalarına yardım etmek değerlidir.

Ancak kişi sürekli başkalarının hayatını kurarken kendi hayatından vazgeçiyorsa şu soruyu sormak anlamlı olabilir:

“Başkası için istediğim bu şeyi aslında kendim için de istiyor olabilir miyim?”

Bazen başkasını desteklemek gerçekten sevgidir.

Bazen ise kendi yaşayamadığımız arzuların güvenli bir yoldan başka bir insanın hayatında devam etmesidir.

Cevap Ver

Henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.

Google ile Giriş Yap