"Çocukluğumu düşündüğümde bazı anılar çok net aklımda. Ama bazılarından hiç emin olamıyorum. Acaba gerçekten böyle mi olmuştu?"
Bu soru birçok insanın zaman zaman kendine sorduğu bir sorudur. Çoğu kişi belleği, yaşanan olayların eksiksiz kaydedildiği bir arşiv gibi düşünür. Oysa psikoloji ve nörobilim bize bambaşka bir şey söyler: Bellek, yaşadıklarımızı olduğu gibi saklayan bir kamera değil; geçmişi bugünkü duygularımızla yeniden şekillendiren canlı bir süreçtir.
Hatırladıklarımız kadar, unuttuklarımız ve hatırlayış biçimimiz de ruhsal dünyamız hakkında önemli ipuçları taşır.
Bellek Bir Kayıt Cihazı Değildir
Bir olayı yaşadığımız anda beynimiz yalnızca görüntüyü değil; o anki duygularımızı, düşüncelerimizi ve bedenimizde hissettiklerimizi de kaydeder.
Yıllar sonra aynı anıyı hatırladığımızda ise yalnızca geçmişi değil, bugünkü bakış açımızı da o anının içine katmış oluruz.
Bu nedenle aynı olayı yaşayan iki kardeş bile yıllar sonra tamamen farklı anılar anlatabilir.
Her ikisi de doğruyu söylediğine inanır; çünkü hatırlanan şey yalnızca olay değil, olayın kişide bıraktığı anlamdır.
Neden Bazı Anılar Çok Net Kalır?
Hayatımızdaki her günü aynı ayrıntıyla hatırlamayız.
Buna karşılık ilk aşk, ilk ayrılık, ilk başarısızlık ya da bizi derinden etkileyen bir kayıp yıllar geçse bile zihnimizde canlı kalabilir.
Bunun nedeni yalnızca olayın kendisi değildir.
Yoğun duygularla yaşanan deneyimler bellekte daha güçlü izler bırakır. Bu yüzden bazen küçücük bir ayrıntı bile yıllar sonra o ana ait hisleri yeniden canlandırabilir.
Bir koku...
Bir şarkı...
Bir sokak...
Aniden geçmişten unutulduğunu sandığımız bir anıyı yeniden hatırlatabilir.
Unutmak Her Zaman Belleğin Zayıf Olduğu Anlamına Gelmez
"Bunu nasıl unuturum?" diye kendimizi suçladığımız zamanlar olabilir.
Oysa psikodinamik kurama göre bazı unutmaların da bir anlamı vardır. İnsan zihni bazen baş etmekte zorlandığı yaşantıları geri plana itebilir. Bu durum bilinçli olarak yapılan bir seçim değildir.
Zihnin kendisini korumaya çalıştığı doğal savunmalardan biri olabilir.
Bu nedenle terapi sürecinde bazen uzun yıllardır hiç hatırlanmayan bir olayın, güvenli bir ilişki içinde yeniden akla gelmesi şaşırtıcı değildir.
Hatırladığımız Şey Olay mı, Anlamı mı?
Asıl önemli soru şudur:
"Ne oldu?" kadar,
"O yaşanan sizin için ne ifade etti?"
Çünkü aynı olay farklı insanlar üzerinde farklı etkiler bırakabilir.
Çocuklukta öğretmenden duyulan sert bir eleştiri bir kişi için yalnızca kötü bir gün olarak kalırken, başka biri için "Ben yetersizim." inancının başlangıcı olabilir.
Terapide çalışılan da çoğu zaman olayın kendisinden çok, kişinin o olaya yüklediği anlamdır.
Anılarımız Neden Değişir?
İnsan değiştikçe geçmişe bakışı da değişir.
Yıllar önce büyük bir başarısızlık gibi görünen bir deneyim, bugün hayatımızdaki önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir.
Ya da çocukken normal sandığımız bazı aile ilişkilerini yetişkin olduğumuzda farklı bir gözle anlamlandırabiliriz.
Bu nedenle hatırlamak yalnızca geçmişi geri getirmek değildir.
Bir bakıma geçmişi bugünkü benliğimizle yeniden yorumlamaktır.
Psikodinamik Süreçte Hatırlamanın Önemi
Psikodinamik yaklaşımla geçmişi değiştirmeye çalışmaz.
Ancak geçmişin bugün üzerimizde nasıl yaşamaya devam ettiğini anlamaya çalışır.
Bazı insanlar terapiye belirli bir olayı anlatmak için gelir. Fakat süreç ilerledikçe o olayın yalnızca görünen kısmı olduğu anlaşılır.
Asıl önemli olan, kişinin o deneyimden sonra kendisiyle ve diğer insanlarla ilgili geliştirdiği inançlardır.
Hatırlamak bazen yalnızca eski bir anıyı bulmak değildir.
Kendimizi yeniden anlamanın başlangıcıdır. Anılarımız bir fotoğraf albümü gibi değişmeden saklanmaz.
Her hatırlayışta geçmiş, bugünkü duygularımız ve yaşam deneyimlerimizle yeniden şekillenir.
Bu nedenle "Doğru mu hatırlıyorum?" sorusu kadar, "Bu anı benim için ne ifade ediyor?" sorusu da önemlidir.
Geçmişi sorgulamak için değil; bugün yaşadığımız duyguların kökenini anlamak için geçmişe bakar.
Çünkü bazen iyileşme, unuttuğumuz bir olayı bulmakla değil; yıllardır aynı anıya yüklediğimiz anlamı yeniden değerlendirebilmekle başlar.
Cevap Ver
Henüz onaylanmış yorum yok.
Yorum yazmak için hesabınızla giriş yapabilirsiniz.
Google ile Giriş Yap